İsmet Kaptan Mah. Sezer Doğan Sok. Konak / İzmir
tr

Boşanma Davasında Nafaka Miktarına İtiraz

30.03.2020
137

Boşanma davasında nafaka miktarına itiraz, taraflara en çok sorduğu sorulardan biridir. Özellikle çekişmeli davalarda mal paylaşımı ve nafaka konusu, mahkemenin uzamasını sağlayan temel nedenlerdendir. Uzayan adli süreçler ise taraflarda psikolojik yıpranma ve maddi kayıplara yol açmaktadır. Boşanma süreçlerini daha sağlıklı yürütebilmek için, nafaka konusunda bireyin haklarını bilmesi ve temel bir bilginin sahibi olmak daha iyi olacaktır.

Nafaka Ve Türleri Nelerdir?

Boşanmadan sonra ya da boşanma davası sürerken, maddi olarak zorlanacak kişiye her ay düzenli olarak ödenmesi gereken tutara nafaka denir. Medeni Kanun’da açıkça belirttiği üzere, nafakanın birden çok çeşidi ve bunların ayrı ayrı şartları bulunmaktadır. Kanunda sayılan bu şartların bulunması halinde, mahkeme tarafından nafaka bağlanır. Mahkemenin ödenmesine karar verdiği 3 çeşit nafaka bulunmaktadır.

  • Tedbir nafakası
  • İştirak nafakası
  • Yoksulluk nafakası

Tedbir Nafakası: Boşanma davası açılmadan önce ya da açıldıktan sonra, taraflardan birinin ya da 18 yaşından küçük çocukların geçimini sürdüresi için hükmedilen nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 196. Maddesi’nde yer alan boşanma davası açılınca hâkim, dava süresinde gerekli olan, özellikle eşlerin geçinmesine, barınmasına, mallarının yönetimine, çocukların korunması ve bakımına ilişkini geçici önlemleri re’sen alır hükmü gereğince, tedbir nafakasına karar verebilir.

İştirak Nafakası: 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununa göre, eşler, çocukların eğitim, bakım ve diğer bütün maddi ve manevi ihtiyaçlarını ortak karşılamakla yükümlüdür. Boşanma durumunda velayeti alan ebeveyn çocuğun giderlerine katlanmak durumundadır. İştirak nafakası, velayet hakkına sahip olmayan anne ve babanın çocuğun giderlerine sağladığı katkı türüdür.

Talep üzerine hükmedilen bu nafaka türü, boşanma davasının kesinleşmesi ile başlar ve çocuk engin kılınıncaya dek sürer.

Yoksulluk Nafakası: Bu nafaka türü Türk Medeni Kanunu Madde 175’te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, boşanma nedeni ile yoksulluğa düşecek tarafa süresiz olarak verilebilecektir. Boşanma kesinleştikten sonra hâkim tarafından belirlenir.

Medeni Kanun’a göre nafaka, (çeşidine bağlı olarak) süreli ve süresiz olarak ikiye ayrılır. Süresiz nafakalar, belli koşulların oluşması halinde sona ereceği bilinen, ama bu koşulların ne zaman gerçekleşeceği bilinmeyen nafakadır. Süreli nafaka ise; Nafaka yükümlüsünün ne zamana kadar nafaka ödeyeceğini bildiği nafaka çeşididir.

Nafaka yükümlüsü, ilerleyen zaman içinde, kanunda sayılan hallerin mevcut olduğu durumlarda, ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünde nafakanın düşürülmesini isteyebilir. Ya da nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.

Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Nafaka miktarının belirlenmesi hâkimin takdir yetkisindedir. Kanunlarca, belli bir gelir aralığına belli bir nafakayı hükmeden bir karar bulunmamaktadır. Hâkim gelir durumuna bağlı olarak ödenecek miktarı belirler.

Mahkeme, nafaka talebinin olduğu davada, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için emniyete müzakere yazar. Emniyet tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını araştırıp aylık gelirlerinin ne kadar olduğu, kiracı mı yoksa ev sahibi mi olduğu, üzerlerine kayıtlı araç veya taşınmaz olup olmadığını sorgular.

Bu sorgulamaların ardından tarafların ekonomik ve sosyal durumu rapor halinde dava dosyasına kazandırılır. Hakim, nafaka nafaka yükümlüsünün ve nafaka alacaklısının durumuna göre miktarı tayin eder. boşanma davasında nafaka miktarına itiraz bu süreçten sonra gerçekleşir.

Kimler Nafaka Alabilir?

Yukarda belirttiğimiz nafaka türlerinden birini alabilmek için aranan bazı şartların karşılanması gerekmektedir. Nafaka alabilmek için gerekli asgari şartlar;

  • İşten çıkarılmış, iş sözleşmesi sonlandırılmış veya işten kovulmuş olanlar
  • Gelire sahip olmayanlar yada düşük bir gelire sahip olanlar.
  • Asgari ücretle geçimini sağlayanlar.
  • Geçici işlerde çalışanlar ya da düzenli bir işe sahip olmayanlar.
  • Ev kadınları

Kimler Nafaka Alamaz?

Boşanma sonrasında yoksulluk nafakası alamayacak olanlar ise şunlardır;

  • Resmi bir evlilik olmamasına rağmen başkasıya yaşayan kişiler.
  • işsizlik maaşı alanlar.
  • Meslek sahibi olup, bu mesleği icra edip, bu meslekle kazanç elde edenler.
  • Boşanma sonrası zorluk yaşamayacak kadar gelire sahip kişiler.
  • Bir mesleği olup, kendi rızası ile bundan vazgeçen kişiler.
  • Boşandığı eşi ile aynı ya da daha fazla gelire sahip kişiler.
  • Çalıştığı yerden düzenli maaş alanlar, emekli maaşı alanlar, yaşlılık maaşı ve dul aylığı gibi gelir sahibi olanlar.
  • Düzenli faiz geliri olanlar ya da mevduat sahipleri.

Bunların yanısıra Türk Medeni Kanunu 175. Maddesinde belirtildiği üzere, ağır kusurlu eş yoksulluk nafakası alamayacaktır.

Nafaka Miktarına İtiraz

Mahkemenin verdiği nafaka kararı kesin hüküm teşkil etmediği için, nafakaya itiraz etme hakkı bulunmaktadır. Aynı zamanda dava süresince bağlanan tedbir nafakasına da itiraz etme hakkı vardır. Tedbir nafakası kararı ara karardır. Ve ara karara itiraz için mahkemeye itiraz dilekçesi sunulması gerekmektedir. Ara karara gerekçeli karar ile de itiraz edilebilir.

İştirak ve yoksulluk nafakası adına verilen mahkeme kararında, mahkemenin gerekçeli kararı size tebliğ edilince itiraz süreci başlayacaktır. Gerekçeli karar size iletildikten sonra itiraz etmeniz gerekmektedir. Ayrıca bir üst mahkeme olan istinaf mahkemesine, yerel mahkemenin vermiş olduğu nafaka kararına itiraz edilebilir.

Boşanma davasında nafaka miktarına itiraz ederken, itirazı karşılayacak iddiaları kanıtlayacak deliller sunulmalı ve ilgili kurumlardan bu belgeler talep edilerek itiraz dosyasına eklenmelidir. Nafaka miktar davası basit yargılama usulü ile görüldüğü için, dava dilekçesine bu delillerin eklenmesi ve mahkemeye sunulması zorunludur.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi almak için bizi arayabilirsiniz: 0505 949 36 27